Vocab5000
Kelime Sözlüğü CEFR Seviyeleri IELTS & TOEFL Deyimler Oyunlar Uygulamayı İndir

Idioms & Expressions

İngilizce deyimleri ve kalıp ifadeleri seviyene ve konusuna göre keşfet, anlamını ve örnek cümlesini öğren.

329 ifade bulundu

A piece of cake

Çok kolay, çocuk oyuncağı

B1 Deyim Günlük Hayat
Break a leg

İyi şanslar

B1 Deyim Günlük Hayat
Call it a day

Bugünlük işi bitirmek

B1 Deyim Günlük Hayat
Under the weather

Keyifsiz/hasta hissetmek

B1 Deyim Günlük Hayat
Once in a blue moon

Çok nadiren

B1 Deyim Günlük Hayat
Break the ice

Ortamı ısıtmak

B1 Deyim Günlük Hayat
Hang in there

Dayan, sabret

B1 Deyim Günlük Hayat
Keep your chin up

Moralini yüksek tut

B1 Deyim Günlük Hayat
Hit the sack

Yatmaya gitmek

B1 Deyim Günlük Hayat
Hit the hay

Yatmaya gitmek

B1 Deyim Günlük Hayat
Hang out

Takılmak, vakit geçirmek

B1 Öbek Fiil Günlük Hayat
Get over it

Atlatmak

B1 Öbek Fiil Günlük Hayat
Go with the flow

Akışına bırakmak

B1 Deyim Günlük Hayat
So far, so good

Şimdilik her şey yolunda

B1 Kalıp İfade Günlük Hayat
Time flies

Zaman su gibi geçiyor

B1 Deyim Günlük Hayat
Better late than never

Geç olsun güç olmasın

B1 Atasözü Günlük Hayat
Not my cup of tea

Bana göre değil

B1 Deyim Günlük Hayat
In a nutshell

Kısacası

B1 Kalıp İfade Günlük Hayat
Long story short

Uzun lafın kısası

B1 Kalıp İfade Günlük Hayat
Out of the blue

Ansızın, beklenmedik şekilde

B1 Deyim Günlük Hayat
Spill the beans

Sırrı açıklamak

B2 Deyim İletişim
Let the cat out of the bag

Ağzından kaçırmak

B2 Deyim İletişim
Beat around the bush

Lafı dolandırmak

B2 Deyim İletişim
Speak of the devil

İti an, çomağı hazırla

B1 Deyim İletişim
See eye to eye

Aynı fikirde olmak

B1 Deyim İletişim
Give someone the cold shoulder

Soğuk davranmak

B2 Deyim İletişim
Spill your guts

İçini dökmek

B2 Deyim İletişim
Keep someone at arm's length

Mesafeyi korumak

B2 Deyim İletişim
Straight from the horse's mouth

Birinci ağızdan

B2 Deyim İletişim
Make a long story short

Uzun lafın kısası

B1 Kalıp İfade İletişim
Read between the lines

Satır aralarını okumak

B1 Deyim İletişim
Get straight to the point

Doğrudan konuya girmek

B1 Deyim İletişim
Your guess is as good as mine

Ben de bilmiyorum

B1 Kalıp İfade İletişim
Bite your tongue

Kendini tutmak

B1 Deyim İletişim
Mind your own business

Kendi işine bak

B1 Deyim İletişim
Give someone the benefit of the doubt

İyi niyetle yaklaşmak

B2 Deyim İletişim
Play devil's advocate

Şeytanın avukatlığını yapmak

B2 Deyim İletişim
Actions speak louder than words

Eylemler sözlerden daha önemlidir

B1 Atasözü İletişim
It takes two to tango

İki tarafın da sorumluluğu vardır

B2 Atasözü İletişim
On the same page

Aynı fikir/anlayışta olmak

B1 Deyim İletişim
On top of the world

Dünyalar kadar mutlu

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
On cloud nine

Çok mutlu

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Get cold feet

Son anda korkmak

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Lose your temper

Öfkelenmek

B1 Deyim Duygular ve İlişkiler
Keep your cool

Sakinliğini korumak

B1 Deyim Duygular ve İlişkiler
Blow off steam

Stresini/öfkesini atmak

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Pull yourself together

Kendini toparlamak

B1 Deyim Duygular ve İlişkiler
Drive someone up the wall

Birini çileden çıkarmak

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Get out of hand

Kontrolden çıkmak

B1 Deyim Duygular ve İlişkiler
In the same boat

Aynı durumda olmak

B1 Deyim Duygular ve İlişkiler
Walk on eggshells

Çok dikkatli davranmak

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Have a change of heart

Fikrini değiştirmek

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Fall out

Arayı bozmak

B2 Öbek Fiil Duygular ve İlişkiler
Get along

İyi geçinmek

B1 Öbek Fiil Duygular ve İlişkiler
Rain on someone's parade

Birinin hevesini kursağında bırakmak

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Rock the boat

Ortalığı/düzeni bozmak

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
The elephant in the room

Herkesin bildiği ama konuşmadığı sorun

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
The last straw

Bardağı taşıran son damla

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Add insult to injury

Yaraya tuz basmak

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
A blessing in disguise

Kötü görünen ama aslında hayırlı olan şey

B2 Deyim Duygular ve İlişkiler
Bite the bullet

Dişini sıkmak, zor olanı yapmak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Go the extra mile

Ekstra çaba göstermek

B1 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Take the bull by the horns

Sorunun üzerine cesurca gitmek

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Leave no stone unturned

Her yolu denemek

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Bite off more than you can chew

Boyundan büyük işe kalkışmak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Throw in the towel

Pes etmek

B1 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Back to square one

Baştan başlamak

B1 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Back to the drawing board

Baştan planlamak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Miss the boat

Fırsatı kaçırmak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
On the fence

Kararsız kalmak

B1 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Burn bridges

Geri dönüş yollarını kapatmak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Cry over spilled milk

Olmuş bir şey için üzülmek

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Cross that bridge when you come to it

Zamanı gelince düşünmek

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Take it with a grain of salt

Şüpheyle yaklaşmak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Get your act together

Kendine çeki düzen vermek

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Wrap your head around something

Bir şeyi kavramaya çalışmak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Learn the ropes

İşin inceliklerini öğrenmek

B1 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Get the hang of something

Bir şeyi öğrenmek/kavramak

B1 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Face the music

Sonuçlarıyla yüzleşmek

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
Weather the storm

Zor dönemi atlatmak

B2 Deyim Kararlar ve Zorluklar
The ball is in your court

Karar sırası sende

B2 Deyim İş ve Finans
Cut corners

İşin kolayına kaçmak

B2 Deyim İş ve Finans
In the red

Zararda olmak

B2 Deyim İş ve Finans
In the black

Kârda olmak

B2 Deyim İş ve Finans
Break the bank

Çok pahalıya mal olmak

B2 Deyim İş ve Finans
Have a lot on your plate

Yapacak çok işi olmak

B2 Deyim İş ve Finans
Keep an eye on the ball

Odaklanmak

B2 Deyim İş ve Finans
Put your foot down

Kararlı bir şekilde karşı çıkmak

B2 Deyim İş ve Finans
Pull strings

Nüfuzunu kullanmak

C1 Deyim İş ve Finans
Off the hook

Sorumluluktan kurtulmak

B2 Deyim İş ve Finans
Set in stone

Kesinleşmiş/değiştirilemez olmak

B2 Deyim İş ve Finans
Smooth sailing

Sorunsuz ilerlemek

B2 Deyim İş ve Finans
Take a rain check

Teklifi başka zamana ertelemek

C1 Deyim İş ve Finans
Go down in flames

Fiyaskoyla sonuçlanmak

C1 Deyim İş ve Finans
Come rain or shine

Ne olursa olsun

C1 Deyim İş ve Finans
Barking up the wrong tree

Yanlış yerde/kişide çözüm aramak

C1 Deyim İleri Seviye
Jump on the bandwagon

Popüler akıma katılmak

C1 Deyim İleri Seviye
A dime a dozen

Çok sıradan/yaygın

C1 Deyim İleri Seviye
Grasp at straws

Son çareye çaresizce sarılmak

C1 Deyim İleri Seviye
Wild goose chase

Beyhude arayış

C1 Deyim İleri Seviye
Throw caution to the wind

Tedbiri bırakıp riski göze almak

C1 Deyim İleri Seviye
Turn a blind eye

Görmezden gelmek

C1 Deyim İleri Seviye
A storm in a teacup

Küçük meseleyi büyütmek

C2 Deyim İleri Seviye
Make a mountain out of a molehill

Pireyi deve yapmak

C2 Deyim İleri Seviye
Sitting duck

Kolay hedef

C2 Deyim İleri Seviye
By the skin of your teeth

Kıl payı

C2 Deyim İleri Seviye
Steal someone's thunder

Birinin başarısını/ilgisini gölgede bırakmak

C2 Deyim İleri Seviye
Put all your eggs in one basket

Tüm riskleri tek yere bağlamak

C2 Deyim İleri Seviye
When pigs fly

Asla, imkânsız olduğunda

C2 Deyim İleri Seviye
You can't judge a book by its cover

Görünüşe göre yargılama yapılmaz

C2 Atasözü İleri Seviye
a double-edged sword

aynı anda hem olumlu hem olumsuz etkileri olan

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
hit the nail on the head

Sorunun gerçek nedenini tam olarak söylemek

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
think outside the box

Alışılmış düşünce kalıplarının dışına çıkarak yaratıcı, sıra dışı çözümler üretmek.

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
in the long run

uzun vadede; zamanla ortaya çıkan sonuçlar açısından

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
in the short run

kısa vadede, yakın zamanda

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
at the end of the day

sonuçta; her şeyi göz önüne aldığında

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
from scratch

Hiçbir hazırlık veya mevcut kaynak olmadan en baştan başlamak (sıfırdan).

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
get the ball rolling

Süreci başlatmak; ilk adımı atmak.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
keep an eye on

göz kulak olmak, dikkatle izlemek

B1 Akademik İfade Kolokasyonlar
take into account

Karar verirken bir şeyi dikkate almak.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
bear in mind

Bir şeyi göz önünde bulundurmak; unutmayıp hesaba katmak.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
play a crucial role

Bir konuda belirleyici ve vazgeçilmez olmak.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
make a difference

Durumu olumlu yönde değiştirmek; etkisi olmak

B1 Akademik İfade Kolokasyonlar
have a positive impact on

Bir şeye olumlu katkıda bulunmak, iyi yönde etkilemek

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
have a negative impact on

bir şeyi zararlı/olumsuz şekilde etkilemek

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
raise awareness

Bir konunun daha çok insan tarafından bilinmesini sağlamak.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
take action

Bir hedefe ulaşmak için adım atmak, harekete geçmek

B1 Akademik İfade Kolokasyonlar
reach a conclusion

Delilleri değerlendirip nihai bir sonuca/karara varmak.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
draw a conclusion

eldeki bilgilere dayanıp sonuca varmak

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
come to terms with

zor veya üzücü bir durumu kabullenmek, gerçekle barışmak

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
take for granted

Sürekli mevcut olduğu için değerini fark etmemek.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
go hand in hand

el ele gitmek — birbirini destekleyerek birlikte olmak

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
pave the way for

sonraki gelişmelerin önünü açmak, ileride bir şeyin olmasını mümkün kılacak koşulları hazırlamak

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
lay the foundation for

ilerideki gelişmeler için sağlam bir temel oluşturmak

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
a matter of time

er ya da geç mutlaka gerçekleşecek şey

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
a wide range of

çok çeşitli; birbiriyle farklı birçok seçenek

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
in terms of

Hangi açıdan konuştuğumuzu belirtmek için

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
with regard to

bir konuya dair, o konu hakkında

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in addition to

bir şeye ek olarak; ayrıca

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in contrast to

iki şey arasındaki farkı vurgulamak için kullanılır.

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
as a result

Önceden söylenen/olan bir şeyin sonucu olarak gerçekleşeni ifade eder.

B1 Akademik İfade Neden-Sonuç
as a consequence

Önceden söylenen veya olan bir şeyin sonucu olarak ortaya çıkan durumu belirtmek için kullanılır.

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
due to

Bir durumun veya olayın nedeni olduğunu belirtmek için kullanılır (çoğunlukla olumsuz sonuçlarda).

B1 Akademik İfade Neden-Sonuç
owing to

Bir şeyin gerçekleşme sebebini gösterir; '... nedeniyle/sayesinde' anlamında.

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
regardless of

bir durumun etkisi/önemi dikkate alınmadan

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
in spite of

Bir engel veya olumsuzluğa rağmen bir şeyin gerçekleştiğini belirtir.

B1 Akademik İfade Karşılaştırma
despite the fact that

Bir durum doğru olsa da başka bir durumun yine de geçerli olduğunu belirtmek için kullanılır.

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
by and large

Genelde; her şeyi hesaba katınca.

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
for the most part

çoğunlukla; genel olarak

B2 Akademik İfade Derece Belirtme
to a certain extent

Kısmen; tamamen değil.

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
to some extent

bir dereceye kadar; tamamen değil

B2 Akademik İfade Derece Belirtme
in some respects

Bazı yönlerden doğru olan, ama her açıdan geçerli olmayan.

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
in this regard

bu açıdan / bu konuda

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
in this respect

belirli bir yön veya konu açısından

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
from my perspective

Kendi bakış açını belirtmek için kullanılır.

B2 Akademik İfade Görüş Bildirme
in my view

bana göre

B1 Akademik İfade Görüş Bildirme
in my opinion

Kendi görüşünü belirtmek için söylenir.

B1 Akademik İfade Görüş Bildirme
as far as I am concerned

Bana kalırsa

B2 Akademik İfade Görüş Bildirme
as I see it

Bana göre

B2 Akademik İfade Görüş Bildirme
I would argue that

Bir görüşü öne sürüp bunu savunacağımı belirtmek için kullanılır.

B2 Akademik İfade Görüş Bildirme
it seems to me that

Kendi kanaatini, kesin olmadığını belirterek ifade etme biçimi.

B2 Akademik İfade Görüş Bildirme
there is no doubt that

Şüpheye yer bırakmadan bir şeyin kesinlikle doğru olduğunu vurgulamak için kullanılır.

B2 Akademik İfade Görüş Bildirme
it is worth noting that

dikkat çekilmesi gereken, akılda tutulması yararlı olan nokta

C1 Akademik İfade Görüş Bildirme
it is important to bear in mind

önemli bir noktayı unutmayıp dikkate alınması gerektiğini hatırlatma

C1 Akademik İfade Görüş Bildirme
needless to say

Zaten bilinen veya açık olan bir durumu söylemeden önce kullanılan kısa ifade.

C1 Akademik İfade Görüş Bildirme
needless to mention

Söylemeye gerek yok; zaten belli olanı belirtmek için kullanılır.

C1 Akademik İfade Görüş Bildirme
generally speaking

Genelde doğru olan ama istisnaları olabilecek geniş bir durumu ifade etmek için kullanılır.

B2 Akademik İfade Derece Belirtme
strictly speaking

Teknik olarak, tam olarak söylemek gerekirse

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
broadly speaking

Detaylara girmeden, genel olarak söylemek için kullanılır.

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
on the whole

genel olarak

B2 Akademik İfade Derece Belirtme
all things considered

tüm yönleriyle düşününce

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
taking everything into consideration

tüm ilgili etkenleri göz önünde bulundurarak

C1 Akademik İfade Derece Belirtme
in other words

başka bir deyişle; daha basit/özet söylemek gerekirse

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
that is to say

Önceki ifadeyi açıklamak veya başka bir deyişle yinelemek için kullanılan 'yani'.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
for instance

örnek vermek için kullanılır

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
for example

Örnek verirken kullanılan ifade.

A2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
such as

örnek verirken kullanılan 'örneğin' veya 'mesela'

A2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
namely

Bir şeyi özellikle ve tam olarak belirtmek için kullanılan, 'yani'/'diğer bir deyişle' anlamına gelen ifade.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in particular

özellikle; bir şeyi diğerlerinden öne çıkarıp vurgulamak için

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
above all

En önemlisi; her şeyden önce

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
first and foremost

en önemlisi; her şeyden önce gelen

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
last but not least

Sıralamada sondaki ama hâlâ önemli olan noktayı vurgulamak için kullanılır.

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in the first place

en başta; başlangıçta

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in the first instance

ilk adım olarak; öncelikle

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
from time to time

ara sıra, zaman zaman

B1 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
once in a while

Arada sırada; çok sık olmayan zamanlarda yapılan.

B1 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
every now and then

ara sıra

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
day by day

gün geçtikçe

B1 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
step by step

aşama aşama; her seferinde bir adım ilerleyerek

B1 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
little by little

zamanla, azar azar ilerleyerek

B1 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
sooner or later

eninde sonunda, bir noktada kaçınılmaz olarak olacak

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
sooner rather than later

vakit kaybetmeden

C1 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
in the meantime

Bir şey yapılana kadar geçen süre içinde, o arada olan durum.

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
in the long term

Uzun vadede: zamanla, ileride ortaya çıkacak etkiler için.

B2 Akademik İfade Zaman ve Sıralama
a growing concern

Zamanla daha fazla endişe uyandıran sorun

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a major issue

Geniş etkisi olan ve ciddiye alınması gereken sorun.

B1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a key factor

Sonucu belirlemede önemli rol oynayan unsur.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a contributing factor

Bir sonucun ortaya çıkmasında rol oynayan etken.

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a significant amount of

kayda değer, önemsenecek miktar

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a substantial number of

Epey sayıda

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a considerable amount of

Oldukça büyük veya kayda değer miktar

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a significant proportion of

bütünün hatırı sayılır/önemli bir bölümü

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
the vast majority of

büyük çoğunluk, neredeyse tümü

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
the overwhelming majority

Bir grubun çok büyük kısmı; neredeyse tamamı.

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a minority of

Gruptakilerin çoğunluğunu oluşturmayan, daha küçük bölüm.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
the tip of the iceberg

Gözle görünen çok küçük bir parça; aslında ardında çok daha büyük, gizli bir sorun var.

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a drop in the ocean

İhtiyacı/sonucu etkilemeyecek kadar küçük, önemsiz miktar.

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
the bigger picture

olayın tüm yönlerini, genel durumu görmek

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
a gray area

Net sınırları veya kuralları olmayan, yoruma açık durum.

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a turning point

önemli bir değişimin başladığı an

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
a wake-up call

İnsanları bir sorunun ciddiyetini fark etmeye zorlayan olay

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
a chain reaction

bir olayın diğerlerini ardı ardına tetiklediği zincirleme etki

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a vicious cycle

Her sorunun diğerini tetikleyip düzelmeyen, kendini sürdüren olumsuz döngü.

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a vicious circle

Sorunların birbirini besleyip durumun kötüleştiği, çıkışı zor bir döngü

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a slippery slope

Kolayca geri dönülmez, daha kötü ve kontrolü zor sonuçlara yol açan süreç.

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a mixed blessing

Hem yararı hem zararı olan durum.

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a win-win situation

Herkesin bundan fayda sağladığı durum

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
a lose-lose situation

Herkesin zarar gördüğü, kimsenin kazanmadığı durum

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
the root cause

sorunun asıl nedeni

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
at the heart of

bir şeyin en merkezi ve en önemli kısmı

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
at the forefront of

bir alanda öncü veya en ileri konumda olmak

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in the face of

Bir sorun veya tehlike karşısında, olumsuzluklara rağmen harekete geçme durumu.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in light of

Considering new information or circumstances.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in response to

Bir olay veya endişeye karşı gösterilen tepki/yanıt

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
with the aim of

Bir eylemin arkasındaki amaç veya niyet.

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
with a view to

bir amacı gerçekleştirmek niyetiyle, amaçlayarak

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
for the sake of

Belirli bir amaç veya yarar için yapılan eylem (uğruna).

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
for the purpose of

bir hedefe ulaşmak için

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in pursuit of

Bir şeyi elde etmek için çaba göstermek; peşinden koşmak.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in search of

bir şeyi bulmak için yapılan arayış; genellikle iş veya fırsat peşinde olma

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
with respect to

ile ilgili; konusunda

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in relation to

ile ilgili; —e dair

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in accordance with

Bir kural veya standarda uyarak; ona göre davranma

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in line with

Bir şeyle uyum içinde olmak; ona uygun ya da aynı doğrultuda olmak.

B2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
contrary to

Herkesin sandığının aksine

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
contrary to expectations

Beklentilerle uyuşmayan şekilde

C1 Akademik İfade Karşılaştırma
on the contrary

Önceki söylemin tam tersinin doğru olduğunu vurgulamak için kullanılır.

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
in comparison with

Bir şeyi diğerine göre değerlendirirken kullanılır.

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
compared with

başka bir şeye göre karşılaştırıldığında

B1 Akademik İfade Karşılaştırma
in comparison to

Bir şeyi başka bir şeyle kıyaslarken kullanılan ifade.

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
by comparison

Bir şeyi başka bir şeye göre kıyaslarken kullanılan ifade.

C1 Akademik İfade Karşılaştırma
in the same vein

Benzer bir yaklaşımla; aynı şekilde.

C1 Akademik İfade Karşılaştırma
along the same lines

Benzer şekilde; aynı doğrultuda.

C1 Akademik İfade Karşılaştırma
in a similar vein

aynı tarzda/benzer şekilde

C1 Akademik İfade Karşılaştırma
not only ... but also

iki ilişkili noktayı birlikte vurgulamak (hem ... hem de ... demek)

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
either ... or

İki seçenekten birini belirtmek için kullanılır.

A2 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
neither ... nor

İki şeyin de geçerli olmadığını veya her ikisinin de dışlandığını belirtmek için kullanılır.

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
whether ... or not

Durum ne olursa olsun, her iki durumda da geçerli olduğunu belirtmek için kullanılır.

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
the extent to which

bir şeyin ne derece doğru ya da etkili olduğunu belirtme

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
the extent to which ... varies

Bir şeyin derecesinin veya etkisinin duruma göre değişebileceğini belirtmek.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
depending on

duruma veya etkene göre değişmek

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
regardless of whether

Gerçekleşip gerçekleşmemesine bakılmaksızın; bundan etkilenmeyen.

C1 Akademik İfade Karşılaştırma
provided that

Bir şeyin ancak belirli bir şart yerine getirildiğinde gerçekleşeceğini belirtir.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
as long as

Bir şeyin ancak belli bir şart gerçekleştiğinde geçerli olduğunu ifade eder; '... olduğu sürece'.

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in the event of

Belirli bir durum gerçekleşirse ne yapılacağını ifade etmek için kullanılır.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
in case of

Olası bir durum gerçekleşirse ne yapılacağını belirtmek için kullanılan ifade.

B1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
under no circumstances

Koşul ne olursa olsun asla.

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
by no means

kesinlikle değil; asla öyle değil

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler
to some degree

kısmen; tamamen değil

B2 Akademik İfade Derece Belirtme
in part

Kısmen; tamamen değil, belli bir ölçüde (bir etken olarak).

B2 Akademik İfade Derece Belirtme
partly due to

Bir durumun veya olayın sadece bir kısmının belirli bir nedenle oluştuğunu belirtme

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
largely due to

büyük ölçüde bir şeyin sonucu/başlıca nedeni

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
primarily because

çoğunlukla; asıl sebep olarak

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
largely because

büyük ölçüde ... nedeniyle

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
account for

bir şeyin nedeni veya açıklaması olmak; bir şeye belli bir oranda katkıda bulunmak

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
result in

bir şeye neden olmak

B1 Akademik İfade Neden-Sonuç
result from

bir şeyin sonucu olmak; bir şeyden kaynaklanmak

B1 Akademik İfade Neden-Sonuç
stem from

bir şeyin belirli bir sebepten kaynaklanması

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
give rise to

bir durumun ortaya çıkmasına/başlamasına neden olmak

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
bring about

bir şeyin gerçekleşmesine yol açmak

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
lead to

bir sonucun ortaya çıkmasına neden olmak

B1 Akademik İfade Neden-Sonuç
contribute to

bir sonucun ortaya çıkmasına yardımcı olan etkenlerden biri olmak

B1 Akademik İfade Neden-Sonuç
be attributed to

Bir sonucun belirli bir neden veya etkenle ilişkilendirilmesi, ona bağlanması.

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
be associated with

bir şeyle bağlantılı/ilişkili olmak

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
be linked to

bir şeyle bağlantısı veya ilişkisi olmak

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
have far-reaching consequences

uzun vadede ve geniş çapta etkiler yaratmak

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
have a profound effect on

bir şeyi derinden ve kalıcı olarak etkilemek

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
have a detrimental effect on

bir şeyi olumsuz/zararlı biçimde etkilemek

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
have a beneficial effect on

Bir şeyin durumunu olumlu yönde iyileştirmek.

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
make the most of

bir fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
make ends meet

temel harcamalarını karşılayacak kadar para bulmakta zorlanmak

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
strike a balance

İki uç arasında aşırıya kaçmadan orta yol bulmak.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
maintain a balance

İki alan veya etkinlik arasında dengeli ve istikrarlı bir durum sürdürmek.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
take advantage of

Elindeki imkânları veya fırsatları iyi değerlendirmek.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
cope with

Zorlu durumların üstesinden gelmek.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
deal with

Ortaya çıkan bir sorunu ele alıp çözüm bulmak

B1 Akademik İfade Kolokasyonlar
tackle a problem

sorunu çözmek için kararlı adımlar atmak

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
address an issue

bir soruna dikkat etmek ve çözüm için adım atmak

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
overcome an obstacle

karşılaşılan zorluğu başarıyla aşmak

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
face a challenge

zor bir durumla baş etmek zorunda olmak

B1 Akademik İfade Kolokasyonlar
pose a threat to

bir şeye zarar verebilecek bir tehlike oluşturmak

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
pose a risk to

bir şeye zarar verebilme ihtimali olmak; tehlike oluşturmak

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
meet a demand

artan ihtiyaç veya talebi karşılayacak adımları atmak

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
meet a requirement

gerekli şartları/koşulları sağlama

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
fulfill a need

gerekli bir ihtiyacı karşılamak

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
satisfy a demand

İhtiyaç duyulan miktarı veya ürünü sağlayarak talebi karşılamak.

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
set a precedent

İlerideki benzer kararlar için yol gösteren bir örnek oluşturmak.

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
set priorities

Hangi işlerin daha önemli olduğunu belirleyip önce onlarla ilgilenmek.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
take responsibility for

Yaptıklarının sonuçlarını üstlenmek, hesabını vermeyi kabul etmek

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
bear the brunt of

en ağır darbeyi almak

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
shoulder the burden

zor bir sorumluluğu üstlenmek

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
reap the benefits

Emeğinin veya yatırımının olumlu sonuçlarını görmek, karşılığını almak.

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
stand the test of time

uzun süre boyunca değerini veya geçerliliğini korumak

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
the bottom line

İşin özü; en önemli nokta.

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a ripple effect

Bir olayın peş peşe başka olayları tetiklemesi; zincirleme etki.

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
a knock-on effect

bir olayın ardından ortaya çıkan zincirleme veya dolaylı etki

C1 Akademik İfade Akademik Deyimler
for better or worse

Bir şeyin hem iyi hem kötü sonuçları olabileceğini kabul eden ifade

B2 Akademik İfade Akademik Deyimler
take a step forward

Hedefe doğru somut ilerleme kaydetmek.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
take a step back

durup durumu geniş açıdan değerlendirmek

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
on the one hand

Bir konunun bir yönünü belirtip, genellikle sonra zıt bir görüş eklemek için kullanılan ifade ("bir yandan...").

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
on the other hand

Önceden söylenene karşıt ya da dengeleyici bir görüş belirtirken kullanılan ifade.

B2 Akademik İfade Karşılaştırma
in contrast

İki şeyi karşılaştırıp aralarındaki farkı vurgulamak için söylenir.

B1 Akademik İfade Karşılaştırma
contrary to popular belief

Herkesin sandığının aksine

C1 Akademik İfade Karşılaştırma
consequently

dolayısıyla

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
therefore

Bir olayın ya da durumun sonucu olduğunu, "bu yüzden" anlamında gösterir.

B1 Akademik İfade Neden-Sonuç
thus

sonuç olarak; bu yüzden

B2 Akademik İfade Neden-Sonuç
hence

bu nedenle

C1 Akademik İfade Neden-Sonuç
a key driver

bir olayın veya gelişmenin en önemli itici gücü

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a major obstacle

İlerlemenin önünü tıkayan ciddi bir güçlük.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a serious drawback

önemli bir sakınca/olumsuz yön

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a potential solution

Sorunu çözebilecek olası bir yol.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a practical solution

Kolay uygulanabilecek, gerçekçi bir çözüm.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a long-term solution

Sorunu geçici değil, kalıcı olarak çözen yöntem

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
a short-term solution

Sorunu sadece kısa süre için çözen, kalıcı olmayan çözüm.

B2 Akademik İfade Kolokasyonlar
the underlying cause

sorunun temelinde yatan, genellikle hemen belli olmayan neden

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a source of concern

endişe yaratan durum/şey

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a matter of debate

tartışmaya açık konu

C1 Akademik İfade Kolokasyonlar
a matter of perspective

bakış açısına bağlıdır

C1 Akademik İfade Görüş Bildirme
in the final analysis

tüm yönleri dikkate alıp ulaşılan en önemli sonuç

C1 Akademik İfade Ekleme ve Örnekler

Deyimleri ve kalıp ifadeleri asla unutma

Vocab5000 uygulamasında günlük hedefinle pekiştir, bilimsel aralıklı tekrar sistemiyle kalıcı öğren. Hemen ücretsiz başla.

Vocab5000