Anlamı

ufuk, sınır, görüş alanı, perspektif

"Horizon" kelimesi, genellikle bir gözlemcinin bulunduğu noktadan bakıldığında, yer yüzü ile gökyüzünün birleştiği çizgi olarak tanımlanır. Bu fiziksel anlamın ötesinde, "horizon" kavramı, bir kişinin düşünce veya deneyim sınırlarını, potansiyelini ve gelecekteki olasılıklarını da ifade edebilir. Örneğin, "yeni ufuklar keşfetmek" ifadesi, yeni fikirler veya fırsatlar arayışını sembolize eder. Bu bağlamda, "horizon" hem somut bir coğrafi terim hem de soyut bir düşünsel kavram olarak zengin bir anlam derinliğine sahiptir.

💡 While "horizon" is frequently used in both literal and metaphorical contexts, it is essential to distinguish between its physical meaning and its abstract applications to avoid ambiguity, particularly in academic discourse.

Yaygın Kullanımlar

broaden one's horizon horizon of expectations at the horizon of knowledge

Örnek Cümleler

The company is expanding its market horizon to increase profits .
Şirket, kârı artırmak için pazar ufkunu genişletiyor.
Çalışma, çevre bilimlerinde bilgi ufkunu genişletti.
The sun slowly disappeared below the distant horizon at dusk .
Güneş, alacakaranlıkta uzak ufkun altında yavaşça kayboldu.
The sun slowly disappeared below the distant horizon .
Güneş yavaşça uzak ufkun altına kayboldu.

"horizon" kelimesini asla unutma

Vocab5000 uygulamasında günlük hedef belirle, kelime kartları ve oyunlarla pekiştir, ilerlemeni takip et — C1 seviyesindeki tüm kelimeleri bilimsel tekrar sistemiyle kalıcı öğren.

Vocab5000