Anlamı

karşı koymak, karşılık vermek, saymak, hesaplamak

Karşı koymak" veya "karşılık vermek" anlamında kullanıldığında, bir kişinin veya bir grubun bir duruma, iddiaya ya da saldırıya direnç göstermesi veya tepki vermesi anlamına gelir. Bu fiil, genellikle bir tartışmada ya da bir çatışmada karşı tarafın argümanlarına veya eylemlerine karşı durmak için kullanılır. Ayrıca, "saymak" veya "hesaplamak" anlamında, belirli bir miktarı ya da sayıyı belirlemek için yapılan matematiksel işlemleri ifade eder.

💡 While "counter" can imply direct opposition, it is important to distinguish it from merely opposing; it often involves presenting alternative perspectives or solutions rather than simply negating the original point.

Yaygın Kullanımlar

counter an argument counter a trend counteract an influence

Örnek Cümleler

Researchers counter the theory by presenting new experimental data .
Araştırmacılar, yeni deneysel veriler sunarak teoriyi çürütüyor.
The company implemented new strategies to counter the rising competition .
Şirket, artan rekabete karşı yeni stratejiler uyguladı.
The company plans to counter the competitor's price increase effectively .
Şirket, rakibin fiyat artışına etkili bir şekilde karşılık vermeyi planlıyor.
The lawyer tried to counter the opposing argument with new evidence .
Avukat, karşıt argümana yeni kanıtlarla karşı çıkmaya çalıştı.

"counter" kelimesini asla unutma

Vocab5000 uygulamasında günlük hedef belirle, kelime kartları ve oyunlarla pekiştir, ilerlemeni takip et — C1 seviyesindeki tüm kelimeleri bilimsel tekrar sistemiyle kalıcı öğren.

Vocab5000