reluctant

adjective C1 Resmi

Anlamı

isteksiz, gönülsüz, tereddütlü, isteksizce

"Reluctant" kelimesi, bir kişinin bir eylemi gerçekleştirme konusunda isteksiz veya gönülsüz olduğunu ifade eder. Bu terim, genellikle bir zorunluluk, baskı veya olumsuz bir sonuçla karşılaşma korkusu gibi nedenlerden dolayı bir şey yapma isteğinin eksik olduğunu belirtir. Örneğin, bir kişi bir teklifi kabul etmekte tereddüt ediyorsa, bu durum onun o teklifi içtenlikle istemediğini veya o konuda kararsız olduğunu gösterir. "Reluctant" kelimesi, duygusal bir çekinceyi veya isteksizliği vurgulamak için kullanılır ve genellikle bir eylemin yapılması için gereken motivasyonun eksikliğini ifade eder.

💡 While "reluctant" often conveys a sense of resistance, it can also imply a degree of ambivalence; it is important to consider the context to avoid misinterpretation as outright opposition.

Yaygın Kullanımlar

reluctant to accept reluctant participant reluctant agreement

Örnek Cümleler

She was reluctant to accept the job offer without more details .
Daha fazla detay olmadan iş teklifini kabul etmeye isteksizdi.
Komite, daha fazla inceleme olmadan teklifi onaylamaya isteksizdi.
Yönetici, bütçeyi daha fazla incelemeden onaylamaya isteksizdi.
The participants were reluctant to share sensitive data during the study .
Katılımcılar çalışma sırasında hassas verileri paylaşmakta isteksizdi.

"reluctant" kelimesini asla unutma

Vocab5000 uygulamasında günlük hedef belirle, kelime kartları ve oyunlarla pekiştir, ilerlemeni takip et — C1 seviyesindeki tüm kelimeleri bilimsel tekrar sistemiyle kalıcı öğren.

Vocab5000