provoke

verb C1 Resmi

Anlamı

tetiklemek, kışkırtmak, provoke etmek, neden olmak

"Provoke" kelimesi, bir kişinin ya da durumun belirli bir tepki, duygu veya davranış ortaya çıkarmasına neden olmak anlamında kullanılır. Genellikle olumsuz bir bağlamda, birinin öfkesini, tepkisini veya bir çatışmayı tetiklemek için kışkırtıcı bir eylem veya ifade anlamında kullanılır. Bu kelime, bir durumu ya da bir bireyi bilinçli olarak harekete geçirmek veya bir yanıt almayı amaçlamak için kullanılan stratejik bir eylemi de ifade edebilir. Örneğin, bir sanatçı, izleyicilerinin düşüncelerini sorgulamak amacıyla provokatif bir eser yaratabilir.

💡 The term is often used in contexts where the intention behind the action is significant; it may imply a strategic or calculated effort to elicit a specific response, distinguishing it from mere stimulation or encouragement.

Yaygın Kullanımlar

provoke a reaction provoke controversy provoke thought

Örnek Cümleler

His comments may provoke a strong reaction from the investors .
Yorumları yatırımcılardan güçlü bir tepki uyandırabilir.
His rude comments were meant to provoke a strong reaction .
Onun kaba yorumları güçlü bir tepki uyandırmak için yapılmıştı.
The decision may provoke serious concerns among international observers .
Karar, uluslararası gözlemciler arasında ciddi endişelere yol açabilir.
The study aims to provoke critical thinking about climate change policies .
Çalışma, iklim değişikliği politikaları hakkında eleştirel düşünmeyi teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

"provoke" kelimesini asla unutma

Vocab5000 uygulamasında günlük hedef belirle, kelime kartları ve oyunlarla pekiştir, ilerlemeni takip et — C1 seviyesindeki tüm kelimeleri bilimsel tekrar sistemiyle kalıcı öğren.

Vocab5000