compromise

verb C1 Resmi

Anlamı

uzlaşmak, taviz vermek, tehlikeye atmak, zarar vermek

"Compromise" fiili, genellikle iki veya daha fazla taraf arasında bir anlaşma sağlamak amacıyla bazı görüşlerin veya taleplerin kısmen değiştirilmesi veya azaltılması anlamına gelir. Bu süreç, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin ihtiyaçlarını dikkate alarak, tamamen kendi isteklerinden vazgeçmeden bir orta yol bulmalarını içerir. Ayrıca, bir durumu veya nesneyi tehlikeye atmak veya zarar vermek anlamında da kullanılabilir; bu bağlamda, bir şeyin güvenliğini veya bütünlüğünü riske atmak anlamına gelir. Bu kelime, sosyal, politik veya kişisel ilişkilerde sıkça karşımıza çıkar ve uzlaşmanın önemini vurgular.

💡 While "compromise" often carries a negative connotation of yielding or giving up, in many contexts, it is a necessary and constructive process for conflict resolution and negotiation.

Yaygın Kullanımlar

compromise on an issue reach a compromise compromise between competing interests

Örnek Cümleler

Both parties agreed to compromise in order to finalize the contract .
Her iki taraf da sözleşmeyi sonuçlandırmak için uzlaşmayı kabul etti.
Researchers must compromise between accuracy and computational efficiency in models .
Araştırmacılar, modellerde doğruluk ile hesaplama verimliliği arasında uzlaşmak zorundadır.
They agreed to compromise to reach a fair solution quickly .
Hızlıca adil bir çözüme ulaşmak için uzlaşmayı kabul ettiler.
We need to compromise on the budget to finalize the project .
Projeyi tamamlamak için bütçe üzerinde uzlaşmamız gerekiyor.

"compromise" kelimesini asla unutma

Vocab5000 uygulamasında günlük hedef belirle, kelime kartları ve oyunlarla pekiştir, ilerlemeni takip et — C1 seviyesindeki tüm kelimeleri bilimsel tekrar sistemiyle kalıcı öğren.

Vocab5000